ENGLISH

:::ÜFLEMELİ SAZLAR:::

 NEY

 ÇIĞIRTMA

  KAVAL(Türkmen)

 ZURNA

 OKARİNA

  MEY

 KAVAL (Dilsiz)

 TUTEK

 SİPSİLER

 NEFİR

 

 

 

 

 

 ÜFLEMELİ SAZLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER: Üflemeli çalgılara somut ve belgesel olarak dünyanın pek çok yerinde az farklılıklarla rastlanmaktadır. Sümerlere ait M.Ö. 2800 yıllarından kalma bir mezarın içinde bulunan Sümerlerce ni, nağ gibi isimlerle adlandırılan kamıştan yapılmış bir üflemeli çalgı, halen Filedelfiya Üniversitesi Müzesi’nde sergilenmektedir. Ünlü Sümer araştırmacısı Francis Galpin, aslı kamış olan bu çalgının aynısını yaptırmış, yayınladığı Sümer müziği ile ilgili kitabında birbirine eşit aralıklarla açılmış üç delikten çıkan seslerin günümüz Türk müziğinde kullanılan pençgah makamı aralıklarıyla uyuştuğunu tespit etmiştir. Kagı, Sümercede kamış anlamına gelir. Anadolu’da pek çok yörede kamış, kargı olarak isimlendirilmektedir.
Orta Asya Türk kültür çevrelerinde yan ve dikey üflemeli üç ve daha fazla delikli üflemel çalgılar bulunmaktadır. Arkeolog Albert von Lecoa, Uygurların Budizm dönemine ait Turfan ve Hoço kazılarında bulduğu üflemeli çalgılar çalan müzisyenlere ait duvar resimlerini yayınlamıştır. Asya’da, sıbızgı-sıbızga adıyla tanınan eski bir Türk üflemeli çalgısı sipsi adıyla ülkemizde özellikle Burdur ve Teke yöresinde yaşamaktadır. Avar Türklerine ait kemikten yapılmış çifte kaval, Macaristan’daki bir kazıda ortaya çıkartılmıştır. Asya Hunlarının bilir isimli kavalı Doğu Anadolu’da bülür adıyla tanınmaktadır. Macaristan’da Avar Türklerine ait kemikten kavalla benzeşen, kartal kanadı kemiğinden yapılmış tekli kaval, Burdur yöresinde çığırtma adıyla hala yaşatılmaktadır. Burdur dışında Elazığ ve Tunceli dolaylarında da kartal veya turna kanadı kemiğinden, kamıştan yapılan türleri kullanılmaktadır. Geleneksel Türk üflemeli çalgılarının en tanınmışı şüphesiz kavallardır. Kaval bir çoban çalgısıdır. Dilli ve dilsiz olmak üzere iki değişik çeşidi bulunmaktadır. Kaval ile ilgili pek çok hikaye ve efsane dilden dile yaşayıp gelmiştir. Türk dünyasında değişik boy ve şekillerde ve farklı malzemelerden yapılan kavallar koray, sıpsıg, sıbızgı gibi isimlerle yaygın olarak halen kullanılmaktadır. Kavallar dışında Kazak-Kırgız Türklerince yaygın olarak kullanılan saz sırnay isimli altı delikli, üflemeli çalgılarla muiz sırnay, uran üflemeli çalgılar olarak tanınmaktadır. Türklerin kullandığı ve halen pek çok bölgede kullanılmakta olan bir başka üflemeli çalgı ailesi de zurnalardır. Zurna sözcüğünün Çağatay-Yakut-Altay lehçelerinde ötmek, şarkı söylemek, bayram etmek anlamına gelen “surlamak” mastarından geldiği sanılmaktadır. Aynı sözcük, Rusça, Ermenice, Sırpça, Farsça ve Arapçada da geçmektedir. Zurnalar Türkiye’nin her bölgesinde davulla birlikte çalınır. Tiz sesli olanlarına cura zurna, zil zurna; orta volümlü olanlarına orta zurna; kalın sesli olanlarına da bas, kaba zurna denir. En iyi zurnalar erik ağacından yapılır. Zurnalar sipsi adı verilen bir düdük vasıtasıyla öttürülür. Azerbaycan’da balaban adıyla tanınan, Türkiye’de özellikle Erzurum ve Doğu Anadolu’da yaygın bir çalgı olan mey de balabanda olduğu gibi ağzına konan kamış ağızlık vasıtasıyla ses verir. Üstte 8, altta tek delik bulunmaktadır.
Klasik Türk müziğinde, özellikle Mevlevi müziğinde çok önemli yeri olan ney, üflemeli çalgılarmız içinde en hisli, en tesirli ses veren çalgılardandır. Aslı bir çeşit budaklı kamış olan basit görünüşlü neyin, kaval gibi zengin bir melodi imkanı vardır. 4 parmak genişliğindeki aralıklarla 9 kısa boğumdan meydana gelen neyler, perde delikleri ve boylarına göre girift, bol ahenk, davut, mansur, şah, yıldız, battal gibi isimler almıştır. 24 çeşit ney vardır. Kaşgarlı Mahmut XI. Yüzyıl’da yazdığı Divan-i Lügat-üt Türk’te neyden nai Türki adı altında bir asker çalgısı olarak söz eder.
Bunların dışında Türk üflemeli çalgıları arasında mizmar, tulum, miskal, nefir ve madeni borular sayılabilir.

ANA SAYFA
GÜNER ÖZKAN
SERGİLER
BASINDAN
VURMALILAR
ÜFLEMELİLER
YAYLILAR
TELLİLER
ATÖLYE

İLETİŞİM

www.gulemekci.com